Dünya Türkiye

Erken Seçimlerle İdare Edilen Bir Ülkede İstikrarı Bulamazsınız

CNN Türk-Kanal D ortak yayınında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandum sonrası erken seçim tartışmalarına ilişkin “Başbakanımızın açıklamalarına baktığımız zaman, ‘Biz erken seçim filan düşünmüyoruz’ diyor. Bu birinci derecede hükûmetin tasarrufudur. Bana sorulsa ben de aynı kanaatteyim. Çünkü erken seçimlerle idare edilen bir ülkede istikrarı bulamazsınız. Dikkat edin hep istikrar diyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk ve Kanal D ortak yayınına konuk oldu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğan TV Ankara Temsilcisi gazeteci Hakan Çelik’in, Anayasa değişikliğine ve gündemdeki gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı.

Referandum sonrası bir erken seçimin söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakanımızın açıklamalarına baktığımız zaman, ‘Biz erken seçim filan düşünmüyoruz’ diyor” ifadelerini kullandı.

“İSTİKRARLI YÖNETİMLERLE BUGÜNE GELDİK”

“Değerlendirmeniz referandumdan ne çıkarsa çıksın seçim yok anlamına mı geliyor?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu birinci derecede hükümetin tasarrufudur. Bana sorulsa ben de aynı kanaatteyim. Çünkü erken seçimlerle idare edilen bir ülkede istikrarı bulamazsınız. Dikkat edin hep istikrar diyoruz. Onun için de bizim 15 yılık süreçte erken seçim bir kere, o da yani erken seçim sayılmaz, 5 yılı 4 yıla indirdik ondan dolayı oldu. Onun dışında böyle bir şey asla olmadı, olmaz. Onun için de biz istikrarlı yönetimlerle bugüne geldik”.

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn’ın açıklaması anımsatılarak, “Avrupa Birliği’ne Türkiye sırtını dönmüş gibi sonuca vardı, böyle bir açıklama yaptı. Avrupa’nın bazı ülkelerinde neden böyle bir algı var? Bir ‘tek adam’ eleştirisi getirdiler, gücün belli bir merkezde toplanmasının demokrasiye aykırı bir durum gibi takdim ettiler böyle eleştiriler geldi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soruya ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin şu andaki komiserleri, şusu, busu vesairesi, kimsenin bu konuda Türk halkının demokratik yetkilerini belirleme hakkı yoktur. Bu millet kendi demokratik hakkını, kendi güçlü zihni yapısıyla belirleyecektir” karşılığını verdi.

“AVRUPA BİRLİĞİ BİZİ 1963’TEN BU YANA OYALIYOR”

Türkiye’nin şu anda Avrupa Birliği’nde müzakere masasında olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi 1963’ten bu yana oyalayan bir yapı var, bu yapı oyalamaya hâlâ devam ediyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Son zamanlarda Avrupa Birliği müktesebatında olan bütün haklar, özgürlükler, seçme-seçilme noktasındaki haklar, demokratik hakların kullanılması, bütün bunlara karşı, düşünün Türkiye’nin bakanlarına kendi ülkesine uçuş yasağı koyan ülkelerin ki Hahn o ülkenin bir vatandaşıdır, böyle bir şey konuşmaya hakkı yoktur. Türkiye Cumhuriyetinin cumhurbaşkanına ‘diktatör’ diyecek kadar düşünce, inanç bu tür özgürlüklerden yoksun olanların bu tür şeyleri söyleme hakları hiç yoktur.”

“NAZİZM, FAŞİZM DEYİNCE RAHATSIZ OLUYORSUN”

“Avrupa Birliği müktesebatını yok saydılar ve değerlerini çiğnediler, bunu söyleyince de rahatsız oluyorlar” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üzülerek, hiç istemezdim böyle bir şey olsun. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier iyi arkadaş olduğumuz hâlde bir açıklama yaptı. Beni hedef alan bir açıklama. Adımı zikrederek yaptı. Bu açıklamayı yapmasından dolayı, kendisine teessüf ediyorum. Keşke böyle bir açıklamayı yapmamış olsaydı. Eğer ben Almanya’daki faşizan baskıları söylüyorsam, bunu tanımı içinde söylüyorum. Nazi benzetmesini yaparak bunu yapıyorsam bunu tanımı içinde söylüyorum. Aynı şey Hollanda içinde geçerli. Hollanda’yı şansölye sahiplendi. Hani siz kadın haklarını savunuyordunuz, benim bayan bakanımı arabanın içerisine hapis edeceksin, kendi topraklarımıza, başkonsolosluğumuza sokmayacaksın, atlarınızı, itlerinizi, köpeklerinizi orada sosyal, demokratik, özgürlük haklarını kullanmak üzere bulunan Hollanda vatandaşı, benim Türk vatandaşlarımın, kardeşlerimin üzerine salacaksın. Benim Trabzonlu Hüseyin’imi köpeklerinize ısırtacaksın ve 3 ay, doktorlar ‘sen bu hâlde çalışamazsın’ diyor. Nerede uluslararası hukuk? Nerede evrensel hukuk? Ondan sonra biz bu bir Nazizm, Faşizm deyince rahatsız oluyorsun. Tanımın içinde buraya otuyor yaptığınız. Bundan kimse rahatsız olmasın. Faşizm mi diyelim? Hangisini istiyor? Hangisini istiyorsa onu deriz.”

“KÜSTAHLAR KALKIP BİZE KÜSTAHLIK TASLAYAMAZ”

İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne üyelik konusundaki duruşunu takdir ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Baştan para konusunda da bir tavır koymuştu, şimdi çekildi. Biz ekonomik ilişkilerimizi devam ettirebiliriz ama bizim artık siyasi, idari noktadaki şeylerde şöyle bir gözden geçirmeye ihtiyacımız olabilir. Çünkü kendi ülkesine, benim dışişleri bakanımı sokmayan bir anlayışı ve o AB’nin mensuplarının hiçbirinin kalkıp da benim dışişleri bakanım veya Türkiye ile ilgili herhangi bir mesajı yayınlamamasını biz kabullenemeyiz ki Başkan Donald Tusk, o da benim çok iyi dostum olmasına rağmen o bile baktım aleyhte açıklama yapıyor. Şimdi bunlar bu tür şeyi yaparsa, bizim bunlara karşı bir tavrımız olmayacak. Hele hele genişlemeden sorumlu zat, ismini bile vermeyeceğim artık, gidiyor, bizler için ‘küstah’ tabirini kullanıyor. Aynaya baksın yahu. Küstahlar kalkıp bize küstahlık taslayamaz ve bunu da söyleyemez ve bu kadar ileri gidenler bizden aynen karşılığını bulurlar. Bunu bilecekler. Türkiye ile böyle gayri ahlaki bir yarışa girilmez. Aynen cevabını alırlar.”